<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Şanlı TÜRK Tarihi</title>
        <description>Şanlı TÜRK Tarihi hakkındaki herşey. Geçmişten günümüze TÜRK Tarihi...</description>
        <link>http://turktarihi01.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 20:18:57 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>10 Kasım Atatürk belgeseli</title>
            <link>http://turktarihi01.blogcu.com/10-kasim-ataturk-belgeseli_4735388.html</link>
            <guid>http://turktarihi01.blogcu.com/10-kasim-ataturk-belgeseli_4735388.html</guid> 
            <description>.. ( &lt;a href=&quot;http://turktarihi01.blogcu.com/10-kasim-ataturk-belgeseli_4735388.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 03 Dec 2007 21:26:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Küçük kız çocuğundan İstiklal Marşımız</title>
            <link>http://turktarihi01.blogcu.com/kucuk-kiz-cocugundan-istiklal-marsimiz_4735354.html</link>
            <guid>http://turktarihi01.blogcu.com/kucuk-kiz-cocugundan-istiklal-marsimiz_4735354.html</guid> 
            <description>.. ( &lt;a href=&quot;http://turktarihi01.blogcu.com/kucuk-kiz-cocugundan-istiklal-marsimiz_4735354.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 03 Dec 2007 21:16:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Türk tarihi özeti</title>
            <link>http://turktarihi01.blogcu.com/turk-tarihi-ozeti_4735272.html</link>
            <guid>http://turktarihi01.blogcu.com/turk-tarihi-ozeti_4735272.html</guid> 
            <description>.. ( &lt;a href=&quot;http://turktarihi01.blogcu.com/turk-tarihi-ozeti_4735272.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 03 Dec 2007 21:13:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Salgurlular</title>
            <link>http://turktarihi01.blogcu.com/salgurlular_4734988.html</link>
            <guid>http://turktarihi01.blogcu.com/salgurlular_4734988.html</guid> 
            <description>
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Salgurlular (1147-1284)&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Selçuklular'ın başlangıcından beri İran'ın Fars bölgesinde hizmet gören Oğuz Salgur (Salur) boyundan Atabey Sungur'un Irak Selçuklu sultanı Mes'ud zamanında istiklâl ilân etmesi ile kurulmuştur (1147). Başkent Şîrâz şehri idi.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Sungur'un ölümü (1116)'nden sonra oğlu Zengî Irak Selçuklu devletini tanımak zorunda kaldı ve bu durum Selçuklu Devleti yıkılıncaya kadar (1194) devam etti. Kardeşler arası mücadelede üstünlük sağlayan Sa'ad I. (Zengî'nin oğlu) 1203'de Salgurlu hükümdarı oldu. Ülkesini imâr etti.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Bir ara, Harezmşahlar'a esir düşen Sa'ad (ölm. 1231)'den sonra oğlu Ebû Bekir (ölm. 1260) geçti. İranlı şâir Sa'dî-i Şirazî ünlü eserlerini bu atabeyin himayesinde yazmıştı. Atabeylik İlhanlı Moğollar'a tâbi oldu. Daha sonra Sa'ad II'nin kızı, Moğol hükümdarı Hulagu'nun oğlu ile evlendi ve bu hâtunun 1284'te ölümü ile sülâle nihayet buldu.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://www.turktarih.net/t-92-salgurlular.html&quot;&gt;http://www.turktarih.net/t-92-salgurlular.html&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://turktarihi01.blogcu.com/salgurlular_4734988.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 03 Dec 2007 20:50:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Böriler</title>
            <link>http://turktarihi01.blogcu.com/boriler_4734981.html</link>
            <guid>http://turktarihi01.blogcu.com/boriler_4734981.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Suriye'de Selçuklu atabeyi, Haçlılar'la mücadelesinden dolayı &quot;Seyf'ül-İslâm&quot; diye anılan, Tuğtegin'in öldürülmesi (1128) üzerine yerine geçen oğlu Tâcüddin Böri önce bâtınîliğin bir kolu olarak Suriye'de gelişen İsmâîlîler'le uğraştı.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Çünkü bunlar Kudüs'ün Haçlı kıralı ile anlaşmış, Şam'ın Franklar'a geçmesine yardımcı bir duruma girmişlerdi. Böri, 20 bin kadar İsmâîlî'yi kılıçtan geçirmek suretiyle Şam'ı kurtardı, fakat kendisi de bir İsmâîlî tarafından öldürüldü (1132).&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Yerine arka arkaya atabey olan ve memleketlerini Zengî oğullarından korumağa çalışan İsmâîl, Mahmud ve Mehmed adlarındaki üç oğlundan sonra (1139), bunlardan Mehmed'in oğlu Atabey Mucîrüddin Abak da aynı siyâseti güderek varlığını muhafazaya gayret etti. Sonunda zayıf Şam atabeyliğine Nûrüddin Mahmud (Musul Atabeyi) tarafından Şam'ı işgal edilmesi ile, son verildi (1154).&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://www.turktarih.net/t-88-boriler.html&quot;&gt;http://www.turktarih.net/t-88-boriler.html&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://turktarihi01.blogcu.com/boriler_4734981.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 03 Dec 2007 20:49:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Erbil Atabeyliği</title>
            <link>http://turktarihi01.blogcu.com/erbil-atabeyligi_4734974.html</link>
            <guid>http://turktarihi01.blogcu.com/erbil-atabeyligi_4734974.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Erbil şehri, özellikle Selçuklular ve bunların devamı olan atabegler zamanında, büyük bir ilim ve kültür merkezi oldu. Hele, Beğ-tiginliler hânedanının kurduğu Erbil Atabegliği (1144-1233), şehrin tarihinde müstesna bir yere sahiptir. Bu hânedanın son temsilcisi ve 1190-1233 tarihleri arasında 43 yıl hüküm süren Muzaffereddin Gökbörü zamanında Erbil, altın çağını yaşadı. Yaptığı birçok ilmî, dinî ve hayır müesseseleri ile İslâm dünyasında destanî şahsiyet kazanan Gökbörü, kör ve sakatlar için hankâh yaptırmış; dullar, yetimler, yaşlılar ve kimsesiz çocuklar için yurtlar ve zengin vakıflar kurmuştur. Gökbörü'nün şöhretini arttıran diğer bir husus, her yıl Hz. Peygamberin doğum günü münasebetiyle iki gün iki gece süren mevlid törenleri tertiplemiş olmasıdır. Pekçok kurbanların kesildiği, ziyafetlerin verildiği bu mevlid törenlerinde, geceleri mumlar yakılarak fener alayları düzenlenirdi. Şehir dışında kurulan otağlarda, İslâm dünyasının her tarafından gelen âlim, sanatkâr ve kalabalık misafirler ağırlanırdı. Sanatkâr, âlim ve şairlere bohçalar içinde hil'at (değerli giysi) ve hediyeler dağıtan Gökbörü, böylece Hz. Peygamber sevgisinin ve mevlid geleneğinin bütün İslâm dünyasına yayılmasına ve yaygınlaşmasına vesile olmuştur.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Erbil, Moğol istilâsından sonra Celayirliler, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safevîler ve I. Dünya Savaşına kadar Osamnlılar'ın idaresinde kalmıştır.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://www.turktarih.net/t-89-erbil-atabeyligi.html&quot;&gt;http://www.turktarih.net/t-89-erbil-atabeyligi.html&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://turktarihi01.blogcu.com/erbil-atabeyligi_4734974.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 03 Dec 2007 20:46:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Zengîler</title>
            <link>http://turktarihi01.blogcu.com/zeng-ler_4734953.html</link>
            <guid>http://turktarihi01.blogcu.com/zeng-ler_4734953.html</guid> 
            <description>
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Zengîler (1127-1259)&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah'ın Haleb vâlisi Ak Sungur (ölm. 1094)'un oğlu İmâdüddin Zengî, Irak Selçuklu hükümdarı Mugîs'üd-dîn Mahmud tarafından Musul vâlisi tâyin edilmiş (1127). Zengî Cizre kalesini, Nusaybin'i, Sincar ve Harran'ı aldıktan sonra, Haçlılara karşı müdafaa ettiği Haleb'i de kendisine bağlayarak kuzey Irak'tan Akdeniz'e kadar uzanan bir devlet kurdu (1128-1146).&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Başlıca gayesi Suriye Frank iktidarına karşı bir Müslüman Türk birliği meydana getirmekti. Hama'yı (1130), Antakya Haçlı Prensliği elinden Kefertâb ve Maarrat'un- Numâniye gibi kaleleri aldı. Trablus Haçlı kontluğundaki Ba'arin kalesini kuşattığı zaman, üzerine gelen Kudüs kıralı Foulque d'Anjou'yu mağlûp ve esir etti (1137).&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Sonra mücadeleye devamla, Urfa'yı ele geçirerek Frank kontluğunu ortadan kaldırdı (1144) ki, bu mühim hâdise Avrupa'da kral ve imparatorlar idaresindeki II. Haçlı seferinin hazırlanmasına yol açmıştır.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Zengî'nin oğlu Nûrüddin Mahmud Haleb'de, öteki oğlu Seyfüddin Gazi I, Musul'da idi. Babalarının ölümü (1146)'nden sonra bunlar atabeyliği iki kısım hâlinde idareye başladılar. Haleb atabeyi Mahmud, Haçlılar'ın karşısına çıkan büyük kumandanlardan biri olarak tanınmıştır. Antakya Haçlı prensi Raymond de Poitiers'yi mağlûp (1149) ve topraklarının mühim bir kısmını işgal eden Mahmûd, 1154'de Şam atabeyliğini de kendine bağlamış, sonra dikkatini vatan müdafaacısı sünni Türkler'e sırt çeviren Şiî Arap Fatimîler elindeki Mısır'a çevirerek orada vezir Sâver'in işbi.. ( &lt;a href=&quot;http://turktarihi01.blogcu.com/zeng-ler_4734953.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 03 Dec 2007 20:44:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Aynalıkavak Antlaşması (Tenkihnamesi)</title>
            <link>http://turktarihi01.blogcu.com/aynalikavak-antlasmasi-tenkihnamesi_4734907.html</link>
            <guid>http://turktarihi01.blogcu.com/aynalikavak-antlasmasi-tenkihnamesi_4734907.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;Osmanlı Devleti ile Rusya arasında, 21 Mart 1779'da imzalanan antlaşma. &lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;21 Temmuz 1774'de imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile Rusya, Kırım'ın bağımsızlığını kabul etmişti. &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Avrupa ülkelerinin Kuzey Amerika'daki savaşlarla ilgilenmesi, Çariçe II. Katerina'ya Kırım'ı işgal etme fırsatı vermiş, bunun üzerine Kırım Han'ı IV. Devlet Giray, Osmanlılara sığınmıştı. Yerine Rus yanlısı Şahin Giray'ın geçmesiyle Tatarlar ayaklandı. Ayaklanmayı destekleyen Osmanlılar, Selim Giray ve taraftarlarını Kırım'a gönderdiler. Rusların ayaklanmayı bastırması üzerine Osmanlılar, Rusya'nın, Kırım'dan çekilmesini istedi. Böylece, İngiltere ve Fransa'nın arabuluculuğu ile Osmanlı ve Rus delegelerinin bir araya gelmesiyle, İstanbul'daki Aynalıkavak Kasrı'nda yeni bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşmaya göre; Osmanlı Devleti, Şahin Giray'ın hanlığını tanıyacak, fakat, sonraki hanların seçimi için, padişahın halife olarak onayı alınacaktı. Akdeniz ve Karadeniz'de, Fransızlarla İngilizlere tanınan ticari haklar Rusya'ya da tanınacak, Kırım'daki Rus kuvvetleri geri çekilecekti. &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Bu antlaşma ile Kırım'ın bağımsızlığı yeniden onaylanmış oldu.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://www.turktarih.net/t-290-aynalikavak-antlasmasi-tenkihnamesi.html&quot;&gt;http://www.turktarih.net/t-290-aynalikavak-antlasmasi-tenkihnamesi.html&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://turktarihi01.blogcu.com/aynalikavak-antlasmasi-tenkihnamesi_4734907.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 03 Dec 2007 20:38:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Baltalimanı Antlaşması</title>
            <link>http://turktarihi01.blogcu.com/baltalimani-antlasmasi_4734805.html</link>
            <guid>http://turktarihi01.blogcu.com/baltalimani-antlasmasi_4734805.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;Osmanlı Devleti'nin, 1838&amp;#8217;de, İngiltere ile Baltalimanı&amp;#8217;nda imzaladığı ticaret antlaşması. &lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Avrupa&amp;#8217;da sanayi inkılabının neticesi olarak daha fazla ham maddeye ihtiyaç duyulmaya başlandı. Bunun üzerine Osmanlı hükümeti de 1826&amp;#8217;dan itibaren, ham maddesini dışarıya çıkararak, esnafın işsiz kalmasını önlemek maksadıyla bir nevi himaye sistemi olan yed-i vahid (tekel) usulünü uygulamaya koymuştu. Sistemin, ayrıca, yeni kurulmuş olan Asakir-i Mansure-i Muhammediyye ordusuna kaynak bulmak ve üreticinin mahsulünü ucuza satarak aldanmasını önlemek gibi gayeleri de bulunuyordu. Yed-i vahid uygulaması özellikle İngiliz tüccarlarını son derece rahatsız ediyordu. Nitekim, İngiliz sefiri Ponsenby, yed-i vahid usulü ile ticaret serbestisine konmuş engellere şiddetle çatmakta; Türkiye&amp;#8217;de mahsul yetiştirenler, bunların fiyatlarını tespit etmekte yegâne hakim olan imtiyazlı kimselere satmak mecburiyetinde kaldıkça, Türk sanayiinin geriliğe mahkûm kalacağını iddia etmekteydi. Kısaca yed-i vahid usulü, İngiltere&amp;#8217;nin Osmanlı Devletini gönlünce sömürmesini engellemekteydi.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Bu sebeple İngilizler, Osmanlı ticaretinde kendilerine ters düşen hükümlerin kaldırılması için 1833&amp;#8217;ten itibaren ünlü hariciye nazırları Palmerston aracılığıyla uğraşmaya başladılar. 1836&amp;#8217;daki müzakerelerde Osmanlı heyetine başkanlık eden gümrük emini Tahir Efendi, eski düzenden mümkün olduğunca az taviz vermeye çalışmış ve İngiliz isteklerine boyun eğmemişti. Bu durumda İngiliz diplomasisi, Osmanlı bürokrasisinin zayıf ve bunalımlı bir devresini kollamaya başladı. Nitekim bu fırsat, iki yönlü bir şekilde, İngilizlerin karşısına çıktı. 1837&amp;#8217;de Londra büyük elçiliğinden hariciye nazırlığına getirilen Mustafa Reşid Paşa, İngilizlere ya.. ( &lt;a href=&quot;http://turktarihi01.blogcu.com/baltalimani-antlasmasi_4734805.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 03 Dec 2007 20:28:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Belgrad Antlaşması</title>
            <link>http://turktarihi01.blogcu.com/belgrad-antlasmasi_4734798.html</link>
            <guid>http://turktarihi01.blogcu.com/belgrad-antlasmasi_4734798.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;&lt;STRONG&gt;1739&amp;#8217;da Osmanlı Devleti'nin Avusturya ve Rusya ile yaptığı iki ayrı barış antlaşması. Rusların, 1736&amp;#8217;da Orkapı&amp;#8217;yı teslim alarak Kırım&amp;#8217;ı talan etmeleri ve Bahçesaray&amp;#8217;ı yakmaları üzerine Osmanlı Devleti harekete geçti. Ancak, Osmanlı Devletinin, Rusya cephesinde kazandığı başarılar üzerine, Avusturya da üç koldan Osmanlı topraklarına girdi. Böylece iki cephede çarpışmak zorunda kalan Osmanlı kuvvetleri, bir müddet bocaladılar ise de kısa sürede toparlandılar. Bilhassa, Yeğen Mehmed Paşa, Abdipaşazade Ali Paşa, İvaz Mehmed Paşa ve Hafız Ahmed Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri, Avusturya ve Rus kuvvetlerini arka arkaya bozguna uğrattılar. Niş, Özi ve Kılburun kaleleri ele geçirildi. Belgrad kuşatıldı. Bunun üzerine, Fransa&amp;#8217;nın arabuluculuğuyla, Osmanlı Devleti ile Belgrad Barış Antlaşmasını imzalayan Avusturya ittifaktan çekildi. &lt;/STRONG&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;23 maddeden oluşan Belgrad Antlaşmasına göre; 1718&amp;#8217;de Avusturya eline geçen Belgrad, Bosna, Sırbistan ve Eflak&amp;#8217;ın bir bölümü Osmanlı Devletine geri verildi. Tuna ve Sava ırmakları iki devlet arasında hudut sayıldı. Antlaşmanın diğer maddeleri, Avusturyalıların inşa ettiği bazı askeri tesislerin yıkılması ile, esirler ve elçi teatilerini ihtiva etmekteydi. Antlaşma 27 senelik olmak kaydı ile imza edildi (18 Eylül 1739).&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Avusturya ile barış yaptıktan sonra, Osmanlı kuvvetlerinin bütün güçleriyle üzerine geleceğini düşünen Rusya da uyuşmayı uygun gördü. Yine Fransa elçisi, Ruslara vekâleten sulh talep etti. Yapılan görüşmeler sonunda, Rusya ile de 15 maddelik bir ahidname imza edildi (18 Eylül 1739). Antlaşmaya göre Ruslar, Azak dışında işgal ettiği toprakların tamamını Osmanlı Devletine terk ediyordu. Azak Kalesi ise yıkılarak arazisi tarafsız bir hale getiriliyo.. ( &lt;a href=&quot;http://turktarihi01.blogcu.com/belgrad-antlasmasi_4734798.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 03 Dec 2007 20:26:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://turktarihi01.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>